Kanser Kök Hücre Nedir?

Tümör başlatıcı hücreler olarak da bilinen kanser kök hücreleri (KKH), çoğalma, farklılaşma ve kendini yenileme yeteneğine sahip kanser hücreleridir. Yapılan çalışmalar sonucunda yaygın olarak KKH’ler, kanserin başlamasında, metastazında ve nüksetmesinde kritik rol oynadığına inanılmaktadır. Açıklanan çeşitli hipotezlere göre, doku onarımı sürecinde ortaya çıkabilecek hücre füzyonu ve yatay gen transferi, kanser kök hücrelerin kökenleri olarak kabul edilmektedir.

Buna ek olarak, kök hücredeki kritik gen mutasyonları, progenitör hücreler ve hatta farklılaşmış hücreler de kanser kök hücrenin oluşumunda katkıda bulunurlar. Hücre mikroçevresi, kanser kök hücrelerin kendi kendini yenilemesi ve farklılaşması için önemlidir. Kanser kök hücrelerinin karakterizasyonu ve tanımlanması, kanser tedavisinde ve kanserin ilerlemesinin anlaşılmasına ve yeni tedavilerinin geliştirilmesine daha fazla ışık tutabilir.

Kanser Kök Hücrelerin Tarihi

Kök hücrelerin kanserdeki rolüne ilişkin ilk modern kanıt, Akut Miyeloid Lösemi ile ilgili bir çalışma ile 1994 yılında ortaya çıkmış olup, AML hastalarından alınan AML başlatıcı hücrelerin, Ağır Kombine İmmün Yetmezliği (SCID) olan farelere transplantasyon yoluyla aktarılması ve bu hücrelerin, normal hücrelerin yüzeylerinde biriktiği gözlemlenmesi ile sonuç bulmuştur.

2003 yılında ise, göğüs ve beyin kanseri dahil olmak üzere katı tümörlerde Kanser Kök Hücreleri tanımlanmıştır. Sonraki çalışmalarda da kolon, pankreas, akciğer, prostat, melanom ve glioblastoma dahil olmak üzere çeşitli tümörlerde kanser kök hücreler gözlemlenmiştir.

Peki Teşhisi Nasıl Yapılıyor?

Birçok tümörde rastladığımız kanser kök hücreler, normal kök hücreleri tayin etmede kullanılan metotlarla tayin edilebilmektedir. Laboratuvarlarda sıkça kullanılan bir metot olan Flow Cytometry (Akış Sitometrisi) ve bununla beraber Aldeflour tahlili veya antikorların hücre yüzeyi markerları ile bağlanışının gözlemlendiği diğer testler de sıklıkla kullanılmaktadır. Kanser kök hücreler ayrıca, Hoechst boyama ile de tayin edilebilir.

Tümör çalışmalarına örnek olarak ise, kanser kök hücre yönünden zengin maddeler, çeşitli dozlarla immün yetersizliğe sahip farelere aktarılır, bu yönteme Kısıtlıyıcı Dilüsyon Testi de denir. Düşük hücre miktarıyla tümör gelişimini başlatabilen alt grup tümör hücreleri, ayrıca kendini yenileyebilme kapasitesi ölçülmesi üzerine tekrar teste tabi tutulur.

Kanser Kök Hücre ve Tedavi

Somatik kök hücreler doğal olarak kemoterapötik ajanlara dirençlidirler. Bu hücreler çeşitli olarak DNA onarıcı proteinler ve ilacı vücuttan atıcı etkiye sahip pompalar üretirler. Normal kök hücrelerden gelişen KKH’ler bu proteinleri üretebilir ve kişinin kemoterapiye olan direncini arttırabilir. Hayatta kalan kanser kök hücreler, daha sonrasında tümörü yeniden oluşturarak nüksetmeye sebep olur. Bu nedenle tedavilerde kanser kök hücreler hedef alınmalıdır.

Kaynak:  Stem cells, cancer, and cancer stem cells, NATURE | VOL 414 | 1 NOVEMBER 2001
Türkçeleştirme: Zelal Çelikten

Sert Tümörlerde Kök Hücrelerin Etkileri

Sert tümörlerin büyümesi kanser kök hücreleri tarafından gerçekleştirildiyse, bu olayın kanserin tedavisinde büyük etkilerin olabileceği söz konusudur. Zaman içerisinde metastaz görülmeyen kanser hastalarında dahi, primer tümörün olduğu bölgeden uzakta, az miktarda kanser hücresinin yayılım yaptığı görülmüştür. Buna çözüm olarak immün sürveyansın, metastaz yapabilen kanser hücrelerini ciddi bir noktaya gelmeden öldürebildiği bilinmektedir. 

Birçok kanser hücresinin yeni tümör oluşturma yeteneği yoktur. Sadece nadir kanser kök hücrelerin yayılması, metastaza sebep olur. Bu nedenle daha önce belirttiğim gibi, tedavideki hedef kanser kök hücreleri tanımlamak ve öldürmek olmalıdır.

Zelal Çelikten

Bilim geeki!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir