Laboratuvar Teknikleri 101: Kan Hastalıklarında Kök Hücre Transplantasyonu ve Preanalitik Süreç

Vücudumuzda yer alan hücrelerin kendilerine özgü amaçları vardır. Ancak kök hücreler, henüz belirli bir rolü olmayan ve gerekli olan hemen hemen her hücreye dönüşebilen hücrelerdir. Bu nedenle kök hücrelerin tıptaki ve genetik çalışmalardaki kullanımı, gerekli olduğu alanlara göre fraksiyonlaşmıştır.

Bir çiftçinin mahsullerine gösterdiği özen ve dikkat, sonrasında kendisinin ne kadar kazandığı ile ne kadar doğru orantılıysa, bir klinisyenin de topladığı kök hücrelerin kalitesi de alınan sonuçla aynı şekilde orantılıdır. Bu nedenle kök hücre örneklerinin toplandığı süreç, en az örneklerin işlendiği süreç kadar önemlidir.

Kök hücre nakli süreci, kök hücreleri kimin bağışladığına ve kök hücrelerin nereden toplandığına göre sınıflandırılır. Kök hücreler kemik iliğinden, periferik kandan veya göbek kordonundan toplanabilir. Bu farklı kaynaklardan toplanan kök hücrelerin kullanılmasının önemli avantaj ve dezavantajları vardır. Kök hücre nakli sınıflamasının diğer bir kısmı, kök hücreleri bağışlayanlar tarafından belirlenir. Kök hücreler hastadan (otolog) veya başka birinden (allojenik) alınabilir. Allojenik kök hücreler ayrıca kök hücreleri bağışlayan bireyin hasta ile ilişkili veya ilişkisiz olup olmadığına göre sınıflandırılır.

Donör Seçimi

Otolog Kök Hücre Transplantasyonu

Otolog kök hücre transplantasyonlarında bir donör durumu söz konusu değildir, zira kök hücrelerinin kaynağı direkt olarak hastanın kendisidir. Kemoterapi almadan önce hastadan toplanan kök hücreler, diğer komponentlerinden arındırılır ve dondurulur. Bu hücreler hasta kemoterapi tedavisi aldıktan sonra kendisine IV yoluyla geri verilir. Bu hücrelerin kemik iliğine ulaşması ortalama 24 saati alır.

Allojenik Kök Hücre Transplantasyonu

Allojenik kök hücre transplantasyonunda, alınacak olan kök hücreler bir akrabadan alınabildiği gibi, yüksek eşleşme durumunda bir yabancıdan da alınabilir. Bu noktada doku tiplendirilmesinde kullanılan protein yapıdaki HLA molekülleri, hastadan alınan örnekle olası donörün örneğinin karşılaştırılmasında kullanılır ve eşleşme durumunun olup olmadığı konusunda sonuç verir. Allojenik kök hücre transplantasyonunda, göbek kordon kanı da kullanılabilir. Göbek kordonunda bulunan kök hücreler henüz olgunlaşmamış olduklarından ve hasar görmemiş olmalarından ötürü, periferik kandan veya kemik iliğinden alınan örnekler kadar eşleşme gerektirme durumunda olmazlar.

Kan Hastalıkları Tedavisinde Terapötik Kök Hücrelerin Elde Edilmesi

Kanser tedavisi için hastalara yüksek doz kemoterapinin verilmesinin ardından, kemik iliği fonksiyonunun geri kazanılmasını ve kan komponentlerinin -(eritrositlerin, lökositlerin ve trombositlerin) üretilmesini sağlamak için kök hücrelerin transplantasyonunun sağlanması gerekir. Bu anlamda, kök hücrelerinin elde edilmesinde kullanılan iki önemli yöntem mevcuttur.

Periferik Kandan Kök Hücre Toplanması

Kandaki kök hücrelerin toplanması kemik iliğinden toplanmasına göre biraz daha karmaşıktır ancak, periferik kan kök hücrelerinin kemik iliği yöntemine nazaran en büyük avantajı, içerisinde üst üste yapılacak kemoterapi tedavilerini desteklemek için yeterli kan hücrelerinin bulundurmasıdır. Bu tarz bir toplama ile yapılan bir transplantasyon, özellikle meme kanseri gibi katı tümörlerin tedavisinde artı bir sonuç görmeye yardımcı olacaktır.

Bu yöntem, kemik iliğinin aksine ameliyat veya anestezi alımı gerektirmez. Normal zamanlarda kanımızda az bulunan kök hücreleri artırmak için, prosedürden önce kişiye kök hücrelerin kemik iliğinden kana geçmesini ve salınmasını tetiklemek için ilaç (filgrastim/plerixifor) verilir. Granülosit Koloni Uyarıcı Faktör verilerek kan dolaşımına mobilize edilmiş kök hücrelerin miktarı, olağanın iki katı fazlası şeklindedir.

İlaçların düzenli olarak kişiye verilmesinin ardından ve kanda yeteri kadar kök hücrenin var olduğundan emin olduktan sonra, kişinin kök hücreleri aferez denilen özel bir işlemle kandan ayrılır. Bu işlemle kök hücreden temizlenen kan, hastaya farklı bir koldan açılan kataterle geri aktarılır. Aferez ortalama 2-4 saat süren bir prosedürdür ve total kök hücre miktarı elde edilene kadar farklı periyodlarla düzenli olarak yapılmaya devam edilmelidir.

Aferez yöntemi ile elde edilen kök hücrelerde malign tümör kontaminasyonu görülebilmektedir. Bu kontaminasyonlar her ne kadar kemik iliği transplantasyonuna nazaran az gerçekleşse de, dördüncü evre meme kanseri olgularında bu oran %20 şeklindedir, bu oranlar hastalığa ve seyrine göre farklılık göstermektedir.

Aferez sonrası görülen malign tümörler, histolojik olarak normal iliklerde veya aferez ürünlerinde, immünositokimyasal incelemelerle, hücre kültür yöntemleri veya moleküler tekniklerle ortaya konabilir. Bu tümörler, kök hücrelerden fiziksel, farmakolojik ve immünolojik olmak üzere toplamda üç farklı şekilde ayırılabilir.

Kemik İliğinden Kök Hücre Toplanması

Kök hücrelerin kemik iliğinden alınması için, özel bir iğne kullanılarak 0,5 ila 1,5 litre kemik iliği kalça kemiğinden aspire edilir. Toplanılacak kemik iliği miktarı hastanın kilosuna ve kemik iliğindeki kan kök hücrelerinin konsantrasyonuna bağlıdır. Kemik iliğinden kök hücre toplanması, gerek anestezi altında yapılması, gerek sinirden aspire edilmesinden ötürü çeşitli riskler taşıyan bir prosedürdür.

İşlem sonrası kişide aspirasyona bağlı yapılan bölgede ağrı, morarma ve bununla beraber baş dönmesi görülebilir. Kişi, prosedürden sonra birkaç gün hastanede müşahede altına alınır. Periferik kandan kök hücre toplanması, taşıdığı risklerin azlığı ve donörün rahatlığının daha fazla sağlanmasından ötürü kemik iliğinden hücre toplanmasına kıyasla daha sık tercih edilmektedir.

Kaynak ve İleri Okuma

  • Collection And Processing Of Stem Cells, Virginia Cancer Institute
  • Hematopoietic Stem Cell Donation, Department of Pediatrics, Buddhist Tzu-Chi General Hospital, Taiwan.
  • Kök Hücre ve Kök Hücre Tedavisi, Deniz SARGIN

Zelal Çelikten

Bilim geeki!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir